Aylaklar eBook Þ Paperback

Aylaklar eBook Þ Paperback


  • Paperback
  • 265 pages
  • Aylaklar
  • Melih Cevdet Anday
  • Turkish
  • 05 August 2014

10 thoughts on “Aylaklar

  1. Özgür Tekin Özgür Tekin says:

    II Abdülhamit zamanında padişahın eczacıbaşısı Şükrü Paşa tarafından yaptırılmış olan konak baş rolü kapıyor bu iki bölümlü kitabın ilk bölümünde Melih Cevdet Anday öyle bir konak tasarlamış ki çökmekte olan imparatorluğun tüm izlerini sebeplerini solan renklerini eskimiş anlayışı üzerinde taşıyor Tahtaları çürümüş mobilyalar bakımla ihya olmayacak hale gelmiş İçinde yaşayan insanlar tahta kuruları gibi amaçsız hayatlar yaşıyorlar Kitaba ilk başladığımda bu sitede yer alan yorumlardan birinde konağın en sonunda satılacağını gördüğümde spoiler görmüş gibi huysuzlanmıştım Sonra okudukça konağın temsil ettiği şeyi anladım Durum böyle olunca konağın kaderinin sürprizlik bir hali olmadığını kabul ettim sakinleştim Ayrıca konak sadece satılıyor demek tam olarak doğru değil deyip susuyorumKitaba Aylaklar isminin verilmesinin sebebi konakta yaşayanların tümünün hiçbir işle uğraşmıyor olmaları Evi Şükrü Paşa'nın kızı Leman hanım yönetiyor Para pul işlerine kimsenin karışmasına müsade etmiyor Yedikleri paranın Şükrü Paşa tarafından haksız kazançla edinildiği yönünde şeyler söyleniyor Paşa o kadar sağlam çalmış ki bu kadarı insanı soylu yapar deniyor Bu sözlere Leman hanım da pek karşı çıkmıyor Aslında para çoktan bitmiş ve paşa babasından gelen gururla Leman hanım bunu kimseye çaktırmıyor Tabi borçlar konağı yutana kadar Bu durumu bir tek Muammer'in babası Galip bey dikkate alıyor ve gizliden gizliye para biriktirip mal mülk ediniyorEv melodramatik tiplerle dolu İlk başta her biri Leman hanımın evde sağladığı imkanlardan faydalanan birer kene gibi gözüküyor ama sonradan bunun doğru olmadığını anlıyoruz Leman hanımı ve kartondan dayanıklılıktaki konağı ayakta tutanlar hep bu kalabalık Kimin kime ihtiyaç duyduğuna ilişkin odak değişikliğinin başarılı ifade edildiğini düşünüyorumKitabın ikinci bölümü Leman hanımın torunu Muammer'in güncesine dönüşüyor ve bu romana ilk bölüme kıyasla büyük ivme kazandırıyor Onun Ayla ile yaptığı hızla dejenere olan evliliği ve evde kalmış çirkin alkolik teyzesi Mürşide'nin tuhaflıklarını okuyoruz Evde yaşayan kadınlar nedense evli olanları bile tek kişiye bağlı olma gibi bir ihtiyaç hissetmiyorlar Herkesin birbiriyle bağlantısı var Bir çeşit komün gibi her şeyin paylaşıldığı ortak bir yaşam Ayrıca aklıma gelmişken söyleyeyim Muammer'in evleneceği Ayla ile ilk buluştukları hürkuşların doldurduğu ev ve oradaki zenci hikayesine neden ihtiyaç duyulmuş anlamadım ama çok güldüm Muammer'in kafayı yemişbulmuş teyzesi de kitabın sonuna doğru cinsel gerilime biraz fazlaca katkıda bulunuyor sankiCumhuriyetin ilk dönemlerini anlatan kitaplardaki karakterlerin üniversiteyi yeni kazanmış ergenliklerini sonlandırmaya fırsat bulamamış insanlar gibi çizilmeleri anladığım kadarıyla norm olmuş Bir de roman bitiyor diye bir takım karakterleri öldürüp parantezlerini kapamaya ne gerek var?Lüzumsuz dip soru Muammer'in babasının kim olup olmadığıyla neden bu kadar uğraşılıyor? Temanın kitaba girme sebebi ne olabilir?


  2. Uğur Karabürk Uğur Karabürk says:

    Şairimiz güzel bir roman yazmış yerli eserleri pek sevemesem de Aylaklar kitabını keyifle okudum ve merak edenlere tavsiye ederim


  3. Seda Seda says:

    Üç dört kuşağın bir arada yaşadığı büyük ailelerin hayatlarını okumak o birlik beraberlik duygusuna tanık olmak beni mutlu ediyor Cevdet Bey ve Oğulları'ndan sonra böyle bir geniş aile romanına denk geldiğim için çok sevindim başta Şükrü Paşa konağında yaşayan aile o geleneksel hissi vermiyor Hemen hepsi biraz delimserek insanların bir araya gelmesiyle oluşan bir yuva Herkes aylak herkes kendi dünyasında yaşıyor Kimi geçmişteki güzel günlerin hatıralarıyla avunuyor kimi olmadık hayaller projeler peşinde Bu arada gerçek hayatı bir koca konağın geçimini ailenin devamını düşünen yok Aylaklar adı üstünde Geçmiş zengin hatırlı günlerin bittiğini kabullenemeyen kuyruğu dik tutmak ve eski bolluğu sürdürmek inadıyla hatalar üstüne hatalar yapan bir aile reisi Leman Hanım Tüm aile biraz da onun sabit fikirliliği yüzünden sürükleniyor


  4. Adem Yüce Adem Yüce says:

    25 Mayıs 2020 Pazartesi0943Siz yüz yıllık bir çürümenin sonucusunuz Bir ülke nasıl batar? Yalnızca savaşlarda yenilmekle değil elindeki toprakları başkalarına kaptırmakla da değil Ruhça çökerek yaşamaktan koparak batar Enver Paşa bir gün kaçıp gitti Ne düşünüyordu o sırada biliyor musun? 'Bu sefer yenildim Insanın hayatında yenmek de yenilmek de vardır' diye düşünüyordu O yenilgiden ne gibi ahlak çöküntüleri çıkacağını hesaplayacak yetenekte değildi Ama dünyada bunu hesaplayacak kac devlet adamı vardır dersiniz? Pek azdır Çoğu futbol maçı gibi görür devlet işini Sonra vatanlar elden gider uygarlıklar çökerMayıs ayının yazarı Melih Cevdet Anday oldu benim için Toplamda yazardan 3 tiyatro kitabı 6 şiir kitabı ve 1 roman okudum Garip akımının üç değerli yazarından biridir Melih Cevdet Anday Tabii Orhan Veli Kanık kadar okunmuş değil lakin çok yönlü bir yazar Edebiyat birikimi olan her okurun da onu seveceğini düşünüyorum Şiirlerinde mitoloji ve Yunan esintileri fazlaca hissedilse de tiyatro ve romanlarında dönemsel olaylar toplumculuk çizgisi de kendini göstermektedir Şiirlerinin bazılarını daha iyi anlamlandırmak için ya mitoloji bilginiz olmalı ya da şiirde geçen ve bilmediğiniz unsurları araştırıp okumalara devam etmeniz gerekmektedir Böylece zihinlerde daha da sağlamlaşıyor onun dizeleriAylaklar kitabı da bir panorama Paşalardan beylere geçiş sürecinin yansıması Abdülhamit döneminden kalma bir Paşa'nın konağında yaşayan ailenin İstibdat döneminden 1970'li yıllara varan dört kuşağın hikayesini içeriyor bu kitap Geçiş dönemlerini anlatan yazarlarımız var mesala Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Ankara ve ardından Panorama eserlerini örnek gösterebiliriz ama teknik ve dil kullanımı açısından Melih Cevdet Anday çok daha üstün kitabın başından sonuna kadar hem çok kolay okunuyor hem de çok güzel analizler yapıyor Özellikle Osmanlı'nın dağılış döneminin esintilerini okurken Paşa ve paşa ailelerinin lüks hayatı konak hayatını daim ettirbilmek adına verdikleri uğraşların gizli kapaklı yapılması ve şatafatlı bir hayat süren aylaklar tayfasının da bu durumun nasıl sağlandığını hiçbir zaman bilmemesi o çıkarcı zihniyet ülke elden giderken bile kendi midelerinden başka bir şeyi düşünmeyen saraylıburjuva karışımı insanların çürümüş ruh hallerini yansıtmak da çok başarılı bir eser Son zamanlarda toplumcu gerçekçi çizginin dışında kalan romanları çok az okuyorum Melih Cevdet Anday'ın romanlarını ise çok merak ediyordum Elimdeki Aylaklar kitabı Varlık Yayınları Şubat 1974 baskısı daha baskıdan çıkan haliyle elli yıldır sahaflarda dolaşan bir kitaptı Sayfalar birbirine yapışık hepsini kendim bıçakla ayırdım Okumuyoruz evet biliyorum Yalnız elli yıl önce yaşayan insanlar da okumamış bu kitabı Melih Cevdet Anday biz okusak da okumasak da Türk Edebiyatı için önemli bir değer onun yeri değişmez Sadece yerli yazarlar yerine yabancılara sığınan bizlerin kendi içinde öldüreceği bir değer olur o kadar Yani bu sorun kişisel bir sorun biz onun eserlerini okumuyorsak kendi şiir seslendirmesini dinlemiyorsak bu bizim kültürümüze olan yabancılığımızı gösterir Bazı yazarlara denk gelince de yazamadan edemiyorum MelihCevdet Anday onlardan biridirRoman iki bölümden oluşuyor Birinci bölüm Şükrü Paşa'nın kızı Leman Hanım ve ailesinin Paşa konağındaki yaşamlarını ve 18 odalı konağa Aylaklar'ın yerleşim hikayesini içeriyor Bu bölüm teknik olarak çok beğendiğim bir bölümdü roman şimdiki zamanla başlayıp konular ilerledikçe Abdülhamit zamanına kadar giden geri dönüş tekniği ile zenginleştirilmiş Her karakterin geçmişini de ara ara veren yazar akış içerisinde hem okuma tutkunuzu diri tutuyor hem de konu derinliğini arttırıyor Konağın dağılma sürecini de çok iyi işliyor yazar Paşa kızının konak idaresini eline alması eski devlet geleneğinden gelen o asillik sevdası ile konakta yaşayan Aylak sömürücü hazır yiyici tayfadan habersiz o zengin sofraların oluşum kaynaklarını belli etmemesi ve sürekli geçmişe dönük söylemleri ile Osmanlı zamanının özlemini duyan Leman Hanım'ın önde olduğu bir bölümdür Sürekli olan entrikalar ve bu entrikaların üzerini ustaca örtüp konak yaşamına etki etmesine müsaade etmeyen Leman Hanım konağı ayakta tutan kilit isimdir İlk bölüm ikinci bölüme bir hazırlık evresidir İkinci bölümde de Paşa Konağındaki hayat sona ermiş olacak konak yıkılıp apartman dairesinde bir hayat başlayacak Bu bölümün kilit ismi Paşa Torunu Muammer Bu bölüm teknik açıdan diğerinden farklıdır Çünkü bu bölümde Muammer'in günlüğünü okuyacaksınız ki bu günlükler içsel hesaplaşmaları Paşa zamanından kalan konağın nasıl ayakta kaldığını Aylaklar'dan kurtulmanın güçlünü konu alan bir bölümdür İlk bölüm daha hareketli daha akıcı bir bölüm ama ikinci bölümde analiz yapılan bir bölüm olduğu için genelde tek karakter ağzından sürmesi kitabı tamamlayan çok başarılı bir hareket olmuş bana göreBen kitabı çok beğendim Köylülerden fakirlerden zorla toplanan paralarla kendi asil yaşamlarını devam ettiren o eski zaman kalıntılarının Aylaklar tarafından sömürülme anları çok başarılıydı Paşalar devletten ve milletten çarptıkları ev arsalar konaklarla lüks içinde yaşıyor Siyasi görüşü bir veya ayrı farketmeksizin konaklara misafir gibi gelen bazı insanlar da o paşaları ve onların ailelerini sömürüyor Okuyan arkadaşların da kitabı seveceğini düşünüyorum İçeriğe pek değinmek istemiyorum kitaptaki her karakterin ayrı ayrı bir önemi var lakin amacım genel bir çerçeve cizmekti sadece Yeterli olduğunu düşünüyorum İyi okumalar dilerimSiyaset yapacak seviyeye gelmemiştir bizim insanlarımız Çünkü hiç birimizde yeni bir buluş ardında koşmak yeni bir şey yaratmak gücü ve terbiyesi yok Siyaset nedir? Topluluk şuurunda bir keşif Kalabalığı en az yüz yıl sürükliyecek bir hedef icat etmek Oysa biz icadedilmiş hedefler ve eski keşifler ardında dolaşıp durduğumuz için sonunda gele gele kendi çıkarımızı korumağa geliyoruz İdealizmi bir türlü anlıyamıyoruz


  5. ipek soran. ipek soran. says:

    kalp kalp kalp


  6. Serkan Özsu Serkan Özsu says:

    Cumhuriyet öncesinde saraydan beslenen Cumhurlyet’ in gelişi ile birlikte ise sudan çıkmış balığa dönen ve yeni dönemin gerçeklerine adapte olamamış bir ailenin trajedisi


  7. Avşar Avşar says:

    confused as much as the early republicans confusion with the culture couldn't finish


  8. Ahmet Faik Ahmet Faik says:

    Melih Cevdet Anday en beğendiğim cumhuriyet dönemi yazarlarındandır Baskısını çok beğendiğim bu kitabı tüm Anday severlere tavsiye ediyorum


  9. Korkut Kabapalamut Korkut Kabapalamut says:

    Dünyanın en büyük şairlerinden birinden muazzam bir roman


  10. Tugba Kayakok Tugba Kayakok says:

    ‘Çalışmayı küçümseyerek çalışmaya giriyordum Ben de Eşfak gibi belki de bizim bütün kuşak gibi birtakım büyük işler için dünyaya gelmiş bir adamdım çalışmak zorunda kaldığım için çalışacaktım ve bu yüzden de yazık olacaktı banakendini harcamış bir dahi gibi dolaşacaktım ortalıkta’


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Aylaklar➵ [Reading] ➷ Aylaklar By Melih Cevdet Anday ➪ – Capitalsoftworks.co.uk Aylaklar çürümenin yozlaşmanın tükenişin romanı Cumhuriyet sonrasında kocası kızı damadı torunu ve çevresinde topladığı rantiyelerle Paşa babasından kalan konağı eski lüksüyle y Aylaklar çürümenin yozlaşmanın tükenişin romanı Cumhuriyet sonrasında kocası kızı damadı torunu ve çevresinde topladığı rantiyelerle Paşa babasından kalan konağı eski lüksüyle yaşatmaya çalışan Leman Hanım Eski düzenin armağanı olan mülkleri arazileri satıp savarak geçinen ama gün geçtikçe içinde yaşadıkları konakla birlikte çürüyen insanlar Yitik saray bürokrasisinin artık tanıyamaz olduğu dış dünyayı yok sayarak kendisi de ayakta zor duran Şükrü Paşa Konağı'nda direnişinin öyküsü.


About the Author: Melih Cevdet Anday

Melih Cevdet Anday was born in Istanbul in In he started attending the Faculty of Letters and History Geography In he went to Belgium to study sociology however upon breakout of World War II in he had to return to his homeland Between and he worked as a publication consultant for the Department of Publications of the Turkish Ministry of National Education an.


10 thoughts on “Aylaklar

  1. Özgür Tekin Özgür Tekin says:

    II Abdülhamit zamanında padişahın eczacıbaşısı Şükrü Paşa tarafından yaptırılmış olan konak baş rolü kapıyor bu iki bölümlü kitabın ilk bölümünde Melih Cevdet Anday öyle bir konak tasarlamış ki çökmekte olan imparatorluğun tüm izlerini sebeplerini solan renklerini eskimiş anlayışı üzerinde taşıyor Tahtaları çürümüş mobilyalar bakımla ihya olmayacak hale gelmiş İçinde yaşayan insanlar tahta kuruları gibi amaçsız hayatlar yaşıyorlar Kitaba ilk başladığımda bu sitede yer alan yorumlardan birinde konağın en sonunda satılacağını gördüğümde spoiler görmüş gibi huysuzlanmıştım Sonra okudukça konağın temsil ettiği şeyi anladım Durum böyle olunca konağın kaderinin sürprizlik bir hali olmadığını kabul ettim sakinleştim Ayrıca konak sadece satılıyor demek tam olarak doğru değil deyip susuyorumKitaba Aylaklar isminin verilmesinin sebebi konakta yaşayanların tümünün hiçbir işle uğraşmıyor olmaları Evi Şükrü Paşa'nın kızı Leman hanım yönetiyor Para pul işlerine kimsenin karışmasına müsade etmiyor Yedikleri paranın Şükrü Paşa tarafından haksız kazançla edinildiği yönünde şeyler söyleniyor Paşa o kadar sağlam çalmış ki bu kadarı insanı soylu yapar deniyor Bu sözlere Leman hanım da pek karşı çıkmıyor Aslında para çoktan bitmiş ve paşa babasından gelen gururla Leman hanım bunu kimseye çaktırmıyor Tabi borçlar konağı yutana kadar Bu durumu bir tek Muammer'in babası Galip bey dikkate alıyor ve gizliden gizliye para biriktirip mal mülk ediniyorEv melodramatik tiplerle dolu İlk başta her biri Leman hanımın evde sağladığı imkanlardan faydalanan birer kene gibi gözüküyor ama sonradan bunun doğru olmadığını anlıyoruz Leman hanımı ve kartondan dayanıklılıktaki konağı ayakta tutanlar hep bu kalabalık Kimin kime ihtiyaç duyduğuna ilişkin odak değişikliğinin başarılı ifade edildiğini düşünüyorumKitabın ikinci bölümü Leman hanımın torunu Muammer'in güncesine dönüşüyor ve bu romana ilk bölüme kıyasla büyük ivme kazandırıyor Onun Ayla ile yaptığı hızla dejenere olan evliliği ve evde kalmış çirkin alkolik teyzesi Mürşide'nin tuhaflıklarını okuyoruz Evde yaşayan kadınlar nedense evli olanları bile tek kişiye bağlı olma gibi bir ihtiyaç hissetmiyorlar Herkesin birbiriyle bağlantısı var Bir çeşit komün gibi her şeyin paylaşıldığı ortak bir yaşam Ayrıca aklıma gelmişken söyleyeyim Muammer'in evleneceği Ayla ile ilk buluştukları hürkuşların doldurduğu ev ve oradaki zenci hikayesine neden ihtiyaç duyulmuş anlamadım ama çok güldüm Muammer'in kafayı yemişbulmuş teyzesi de kitabın sonuna doğru cinsel gerilime biraz fazlaca katkıda bulunuyor sankiCumhuriyetin ilk dönemlerini anlatan kitaplardaki karakterlerin üniversiteyi yeni kazanmış ergenliklerini sonlandırmaya fırsat bulamamış insanlar gibi çizilmeleri anladığım kadarıyla norm olmuş Bir de roman bitiyor diye bir takım karakterleri öldürüp parantezlerini kapamaya ne gerek var?Lüzumsuz dip soru Muammer'in babasının kim olup olmadığıyla neden bu kadar uğraşılıyor? Temanın kitaba girme sebebi ne olabilir?

  2. Uğur Karabürk Uğur Karabürk says:

    Şairimiz güzel bir roman yazmış yerli eserleri pek sevemesem de Aylaklar kitabını keyifle okudum ve merak edenlere tavsiye ederim

  3. Seda Seda says:

    Üç dört kuşağın bir arada yaşadığı büyük ailelerin hayatlarını okumak o birlik beraberlik duygusuna tanık olmak beni mutlu ediyor Cevdet Bey ve Oğulları'ndan sonra böyle bir geniş aile romanına denk geldiğim için çok sevindim başta Şükrü Paşa konağında yaşayan aile o geleneksel hissi vermiyor Hemen hepsi biraz delimserek insanların bir araya gelmesiyle oluşan bir yuva Herkes aylak herkes kendi dünyasında yaşıyor Kimi geçmişteki güzel günlerin hatıralarıyla avunuyor kimi olmadık hayaller projeler peşinde Bu arada gerçek hayatı bir koca konağın geçimini ailenin devamını düşünen yok Aylaklar adı üstünde Geçmiş zengin hatırlı günlerin bittiğini kabullenemeyen kuyruğu dik tutmak ve eski bolluğu sürdürmek inadıyla hatalar üstüne hatalar yapan bir aile reisi Leman Hanım Tüm aile biraz da onun sabit fikirliliği yüzünden sürükleniyor

  4. Adem Yüce Adem Yüce says:

    25 Mayıs 2020 Pazartesi0943Siz yüz yıllık bir çürümenin sonucusunuz Bir ülke nasıl batar? Yalnızca savaşlarda yenilmekle değil elindeki toprakları başkalarına kaptırmakla da değil Ruhça çökerek yaşamaktan koparak batar Enver Paşa bir gün kaçıp gitti Ne düşünüyordu o sırada biliyor musun? 'Bu sefer yenildim Insanın hayatında yenmek de yenilmek de vardır' diye düşünüyordu O yenilgiden ne gibi ahlak çöküntüleri çıkacağını hesaplayacak yetenekte değildi Ama dünyada bunu hesaplayacak kac devlet adamı vardır dersiniz? Pek azdır Çoğu futbol maçı gibi görür devlet işini Sonra vatanlar elden gider uygarlıklar çökerMayıs ayının yazarı Melih Cevdet Anday oldu benim için Toplamda yazardan 3 tiyatro kitabı 6 şiir kitabı ve 1 roman okudum Garip akımının üç değerli yazarından biridir Melih Cevdet Anday Tabii Orhan Veli Kanık kadar okunmuş değil lakin çok yönlü bir yazar Edebiyat birikimi olan her okurun da onu seveceğini düşünüyorum Şiirlerinde mitoloji ve Yunan esintileri fazlaca hissedilse de tiyatro ve romanlarında dönemsel olaylar toplumculuk çizgisi de kendini göstermektedir Şiirlerinin bazılarını daha iyi anlamlandırmak için ya mitoloji bilginiz olmalı ya da şiirde geçen ve bilmediğiniz unsurları araştırıp okumalara devam etmeniz gerekmektedir Böylece zihinlerde daha da sağlamlaşıyor onun dizeleriAylaklar kitabı da bir panorama Paşalardan beylere geçiş sürecinin yansıması Abdülhamit döneminden kalma bir Paşa'nın konağında yaşayan ailenin İstibdat döneminden 1970'li yıllara varan dört kuşağın hikayesini içeriyor bu kitap Geçiş dönemlerini anlatan yazarlarımız var mesala Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Ankara ve ardından Panorama eserlerini örnek gösterebiliriz ama teknik ve dil kullanımı açısından Melih Cevdet Anday çok daha üstün kitabın başından sonuna kadar hem çok kolay okunuyor hem de çok güzel analizler yapıyor Özellikle Osmanlı'nın dağılış döneminin esintilerini okurken Paşa ve paşa ailelerinin lüks hayatı konak hayatını daim ettirbilmek adına verdikleri uğraşların gizli kapaklı yapılması ve şatafatlı bir hayat süren aylaklar tayfasının da bu durumun nasıl sağlandığını hiçbir zaman bilmemesi o çıkarcı zihniyet ülke elden giderken bile kendi midelerinden başka bir şeyi düşünmeyen saraylıburjuva karışımı insanların çürümüş ruh hallerini yansıtmak da çok başarılı bir eser Son zamanlarda toplumcu gerçekçi çizginin dışında kalan romanları çok az okuyorum Melih Cevdet Anday'ın romanlarını ise çok merak ediyordum Elimdeki Aylaklar kitabı Varlık Yayınları Şubat 1974 baskısı daha baskıdan çıkan haliyle elli yıldır sahaflarda dolaşan bir kitaptı Sayfalar birbirine yapışık hepsini kendim bıçakla ayırdım Okumuyoruz evet biliyorum Yalnız elli yıl önce yaşayan insanlar da okumamış bu kitabı Melih Cevdet Anday biz okusak da okumasak da Türk Edebiyatı için önemli bir değer onun yeri değişmez Sadece yerli yazarlar yerine yabancılara sığınan bizlerin kendi içinde öldüreceği bir değer olur o kadar Yani bu sorun kişisel bir sorun biz onun eserlerini okumuyorsak kendi şiir seslendirmesini dinlemiyorsak bu bizim kültürümüze olan yabancılığımızı gösterir Bazı yazarlara denk gelince de yazamadan edemiyorum MelihCevdet Anday onlardan biridirRoman iki bölümden oluşuyor Birinci bölüm Şükrü Paşa'nın kızı Leman Hanım ve ailesinin Paşa konağındaki yaşamlarını ve 18 odalı konağa Aylaklar'ın yerleşim hikayesini içeriyor Bu bölüm teknik olarak çok beğendiğim bir bölümdü roman şimdiki zamanla başlayıp konular ilerledikçe Abdülhamit zamanına kadar giden geri dönüş tekniği ile zenginleştirilmiş Her karakterin geçmişini de ara ara veren yazar akış içerisinde hem okuma tutkunuzu diri tutuyor hem de konu derinliğini arttırıyor Konağın dağılma sürecini de çok iyi işliyor yazar Paşa kızının konak idaresini eline alması eski devlet geleneğinden gelen o asillik sevdası ile konakta yaşayan Aylak sömürücü hazır yiyici tayfadan habersiz o zengin sofraların oluşum kaynaklarını belli etmemesi ve sürekli geçmişe dönük söylemleri ile Osmanlı zamanının özlemini duyan Leman Hanım'ın önde olduğu bir bölümdür Sürekli olan entrikalar ve bu entrikaların üzerini ustaca örtüp konak yaşamına etki etmesine müsaade etmeyen Leman Hanım konağı ayakta tutan kilit isimdir İlk bölüm ikinci bölüme bir hazırlık evresidir İkinci bölümde de Paşa Konağındaki hayat sona ermiş olacak konak yıkılıp apartman dairesinde bir hayat başlayacak Bu bölümün kilit ismi Paşa Torunu Muammer Bu bölüm teknik açıdan diğerinden farklıdır Çünkü bu bölümde Muammer'in günlüğünü okuyacaksınız ki bu günlükler içsel hesaplaşmaları Paşa zamanından kalan konağın nasıl ayakta kaldığını Aylaklar'dan kurtulmanın güçlünü konu alan bir bölümdür İlk bölüm daha hareketli daha akıcı bir bölüm ama ikinci bölümde analiz yapılan bir bölüm olduğu için genelde tek karakter ağzından sürmesi kitabı tamamlayan çok başarılı bir hareket olmuş bana göreBen kitabı çok beğendim Köylülerden fakirlerden zorla toplanan paralarla kendi asil yaşamlarını devam ettiren o eski zaman kalıntılarının Aylaklar tarafından sömürülme anları çok başarılıydı Paşalar devletten ve milletten çarptıkları ev arsalar konaklarla lüks içinde yaşıyor Siyasi görüşü bir veya ayrı farketmeksizin konaklara misafir gibi gelen bazı insanlar da o paşaları ve onların ailelerini sömürüyor Okuyan arkadaşların da kitabı seveceğini düşünüyorum İçeriğe pek değinmek istemiyorum kitaptaki her karakterin ayrı ayrı bir önemi var lakin amacım genel bir çerçeve cizmekti sadece Yeterli olduğunu düşünüyorum İyi okumalar dilerimSiyaset yapacak seviyeye gelmemiştir bizim insanlarımız Çünkü hiç birimizde yeni bir buluş ardında koşmak yeni bir şey yaratmak gücü ve terbiyesi yok Siyaset nedir? Topluluk şuurunda bir keşif Kalabalığı en az yüz yıl sürükliyecek bir hedef icat etmek Oysa biz icadedilmiş hedefler ve eski keşifler ardında dolaşıp durduğumuz için sonunda gele gele kendi çıkarımızı korumağa geliyoruz İdealizmi bir türlü anlıyamıyoruz

  5. ipek soran. ipek soran. says:

    kalp kalp kalp

  6. Serkan Özsu Serkan Özsu says:

    Cumhuriyet öncesinde saraydan beslenen Cumhurlyet’ in gelişi ile birlikte ise sudan çıkmış balığa dönen ve yeni dönemin gerçeklerine adapte olamamış bir ailenin trajedisi

  7. Avşar Avşar says:

    confused as much as the early republicans confusion with the culture couldn't finish

  8. Ahmet Faik Ahmet Faik says:

    Melih Cevdet Anday en beğendiğim cumhuriyet dönemi yazarlarındandır Baskısını çok beğendiğim bu kitabı tüm Anday severlere tavsiye ediyorum

  9. Korkut Kabapalamut Korkut Kabapalamut says:

    Dünyanın en büyük şairlerinden birinden muazzam bir roman

  10. Tugba Kayakok Tugba Kayakok says:

    ‘Çalışmayı küçümseyerek çalışmaya giriyordum Ben de Eşfak gibi belki de bizim bütün kuşak gibi birtakım büyük işler için dünyaya gelmiş bir adamdım çalışmak zorunda kaldığım için çalışacaktım ve bu yüzden de yazık olacaktı banakendini harcamış bir dahi gibi dolaşacaktım ortalıkta’

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *